.

16 Ocak 2018 Salı

Felaketzedeler Evi-Guillermo Rosales

Merhaba Ocak ayında okuduğum 4.kitap felaketzedeler evi oldu. Ben kitabı @ebruaykac 'ta görmüştüm ve listeme eklemiştim. Konusu hakkında hiç bir fikrim yoktu.



Kitap bana göre psikolojik bir roman ama yayıncılar kitabı farklı şekillerde yayınlamışlar. Gerçek yaşam, biyografi' de denilebilir. Yazarın kafasında kurduğu hayali bir kitapta değil, birebir yaşadıklarını aktarıyor. Yazar bana göre tüm kinini, nefretini kitaba kusmuş.Peki kitapta neler anlatılıyor gelelim konusuna.







Küba 'lı yazar buradan kaçıp miami' ye yani Amerika ya geliyor. Halası onu yaşlı veya evsiz akıl hastalarının olduğu bir bakım evine yerleştiriyor. Burada insanlar çok kötü şartlar altında yaşamlarını sürdürürken, karakterimizde aynı şekilde. Onların arasından bir kadına aşık oluyor. O nokta da gerçekten ben çok şaşırdım. Aşık olup deliren çoktur çünkü aşkın kendisi bir delilik halidir, ama deliyken bu kadar aşk'ın insanın aklını başına getirdiğini ilk kez okudum.
📚
Kitap çok sade bir dille yazılmış,şimdiye kadar hiç sıkılmadan merak ederek okuduğum en iyi kitaplardan biriydi diyebilirim. Argo kelimeler ve siyasi göndermeler, gizli mesajlar vardı. Bir kapalı kutu şeklini almadı kitap, neysem o'yum dedi, okudukça açıldı.Farklı bir kitap okumak istiyorsanız tavsiye ediyorum. Bence bir şans verip okuyabilirsiniz..👌
.
.
.
*1987’de Octavio Paz’ın oyuyla Letras de Oro Roman Ödülü’nü kazanan ve bugün Küba edebiyatının kült kitaplarından biri olarak kabul edilen Felaketzedeler Evi’ni Gökhan Aksay İspanyolca aslından çevirdi.






Puanım :5 /5 
🌟 🌟 🌟 🌟 🌟


13 Ocak 2018 Cumartesi

İRan Masalları-Karakarga Yayınları

Merhaba Ocak ayında okumuş olduğum 2.kitap İran Masalları oldu. Kitabı gördüğüm anda büyülenmiş gibi hissetmiştim ve bu kitap benim olmalı demiştim. İran Masalları tıpkı ermiş gibi okuyanlar beni anlayacaktır, başucu kitabınız olabilir.. Minicik bir kitap ama çok şey katıyor insana. Hiç sıkılmadan okudum ve her yere yanımda taşıdım dediğim gibi minik bir kitap olması avantajdı benim için.


İçerisinde birbirinden güzel masalların olduğu ve her bir masaldan ders çıkartılması gereken konulardan oluşuyor.. Yazarın anlatımı oldukça akıcı ve merak uyandırıcı.
📚
Kitapta her çeşit insan vardı.Bazı masallarda var olmayan yada doğadaki canlılar efsaneleştirilmişti.Canlılar üzerinden insanlara öğütler yada ders çıkaracakları şaşırtıcı hikayeler de okuyoruz diyebilirim.. Mutlaka okuyun derim ben kitabı çok sevdim.. Sizlere de öneriyorum..
📚
Puanım
.
.
.
5 /5 🌟 🌟 🌟 🌟 🌟

Gelin Başı-Seray Şahiner

"Hayatımda hiçbir şeyi terk etmedim ben, insanları bırakıp gittiğim oldu ama kendi oluşturduğum bir şeyi hiç..."
"Galiba hayat en sık, ne yapacağı belli olmayan insanları sınıyor."



Merhaba Ocak ayında bitirdiğim 3.kitabım Seray Şahiner 'den gelin başı oldu. Geçtiğimiz yıl iki kitabını okuyup çok beğendiğim bu yılda yine bir kitabıyla okumaya devam ettiğim yazarlardan bir tanesi seraysahiner. Antabus kitabıyla tanıştığım yazarın üç kitabını da çok severek okudum. İlk iki kitabı romandı. Antabus ve kul kitapları. Şimdi bir öykü kitabı olan gelin başı'nın yorumunu yapıcam sizlere.
📚
Diğer kitaplarında olduğu gibi akıcı, kolay okunan bir anlatım vardı.Yer yer sizi gülümsetip, yer yer sizi sinir eden o diyaloglar ve düşündüren, sorgulatan cümleler vardı.
.
.
.
Erkek egemenliğinin baskın olduğu bir toplumda, kadınların ne yaparsa yapsın sonunda baş edemedikleri yalnızlık halini okurken, bir taraftan özgür olduklarında toplum tarafından dışlanmış bireyler olduklarını, korkularını okuyoruz. Yazarın esprileriyle güçlenmiş öyküler her ne kadar bizi gülümsetse de aslında, ne kadar da gerçeklik payı olduğunu bilmemiz, o anlatılan kadın hikayelerinin ne kadar bizden olduklarını bilmek bizi hüzünlendiren şeyler. Kadınlar erkeklerden daha zekidir diyorlar ya hani. Biz işte neden zekiyiz.Çünkü öyle olmak zorundayız. Çünkü biz sokağa çıktığımız da bile kafamızda sürekli acaba sorularıyla beynimizi oyalıyoruz.İşte, sokakta, okulda hatta ev de evlenince bile acabalara mahkum yaşıyoruz.
.
.

.
📚
Ben size bir kitap önermiyorum, bir yazar öneriyorum bütün kitaplarını alıp okumanız gereken bir yazar. Ve şuraya yazıyorum eğer benim tavsiyemle alıp okursanız gelip bana teşekkür edeceksiniz. Adım gibi de eminim. Özellikle bayanlara tavsiye ediyorum ama erkekler asıl okumalı ve bilinçlenmeli..keyifli okumalar şimdiden..Kalemine sağlık Seray Şahiner inşallah daha çok kitaplarını okuruz. 📚
.
.
.

Seçicilikten bekârım güya, evde kalmadım yani.
*
*
*
Puanım: 5/5 🌟 🌟 🌟 🌟 🌟

6 Ocak 2018 Cumartesi

Anne,baba ve diğer Ölümcül Şeyler-Yalçın Tosun

Size tüm hayatımı anlatabilirim. Çok uzun sürmez, inanın. Şu sigara bitene kadar anlatabilirim yaşadığım her şeyi, kimseye anlatmadığım şeyleri. Bana inanıyorsunuz değil mi? Hayatın insanın ellerinden kayıvermesine inandığınızı söyleyin bana. Sizin yaşınızdayken insan ne çok şey yaşayacağını sanıyor. Oysa öyle kısa bir hikaye ki bu…
****

2017'nin 7.kitap yorumuyla geldim....
Daha önce yazarın "peruk gibi hüzünlü" isimli kitabını okumuştum ve çok sevmiştim. Yazarın kitapları bildiğim kadarıyla öykülerden oluşuyor. Bu kitabı da öyleydi. İçerisinde hep farklı hayatlardan derlediği öyküleri vardı. Baştan sona kadar mükemmel şeyler okudum ve son hikayesi, ah o son hikayesi çok güzel bitti ve ben kitaba bayıldım.



Yazarın öykü temalarını gerçek yaşamda da karşınıza çıkabilecek insanlar, toplumsal gerçeklikler, aile yaşantıları, o aile içi çatışmalar ve insanın kendiyle olan içsel konuşmaları oluşturuyor. Bir kaç öyküsünde lgbt temaları da vardı. Açıkgörüşlülük konusunda eğer Önyargılarınız varsa sizleri uyarmak isterim. Beni çok fazla etkileyen konular olmadığından kitap hakkındaki olumlu tarafımı da etkilemedi. Ama belki siz ters tepki verebilirsiniz, bilmiyorum. .
.
.
Yazarın anlatımı yine gerçekçi ve oldukça akıcı bir anlatım şekli var. Hiç sıkılmadan okuyabileceğiniz bir yazar ve bu kitabıyla da aynı zamanda ödül almış.Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum ve sizlere de okumanızı öneriyorum..



*Ve gider...
Gülüşüyle gider, dişleriyle gider, boyuyla posuyla, siyah saçlarıyla gider. Gelmemişçesine ve gelmemesine gider.


*"Kimseye, kendine bile tüm hayatını anlatmamalı insan. Çünkü bu kötülüğü hiç kimse hak etmiyor."

*Gözlerimi tekrar kapattım. Uyuyormuş gibi, anlarsınız. Yoksa anlamaz mısınız? Hiç yapmadığınızı söylemeyin lütfen. Hayatın ağırlığını başka bir yerden tartmak için yapılan şeylerden biridir bu. Çocukken yeni yakılmış sobanın çıtırtılarına uyanıp, yorganım gözlerimin hemen altına kadar örtülü bir halde, kahvaltıyı her sabah aynı sabırla hazırlayan annemi yarı açık gözlerle ve şaşkınlıkla izlerken aldığım zevke benzer bir durum denebilir. Yorganı indirdiğiniz an artık günün gerçeği hüküm sürmeye başlar ve siz de onun bir parçası oluverirsiniz.


5/4🌟🌟🌟🌟

3 Ocak 2018 Çarşamba

Kuşlar da gitti | Yaşar Kemal

İnsanlık öldü mü?, dedim.
Yok, dedi, ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?"




Ocak ayında bitirdiğim ilk kitap yaşar Kemal den kuşlar da gitti oldu.Eskiden İstanbul'un kalabalık semtlerinde, kimsesiz çocuklar kuşları yakalayıp, kafese koyar ve buralarda karınlarını doyurabilmek için satarlardı. Gittikçe kalabalıklaşan İstanbul şehrinde kuşların yuva yaptığı yeşil alanlarında yok olmasıyla birlikte çevreyle beraber, insanlıkta kirlenmeye, vicdanlar yok olmaya başlamıştı. İşte böyle bir şehirde yaşam savaşı veren bir grup insanın hikayesini anlatmış yaşar Kemal.
📚
Tamamen gerçek yaşamdan alınan bir hikaye fakat, konu olan kişiler ve mekanlar gerçek mi bilmiyoruz, ama gerçeğe oldukça yakın ve çok acı bir hikaye.
Son kısımda zaten inanamadım ve çok vurucu bir şekilde bitti.
Yaşar Kemal okumayı çok severim ama bu kitabının ortalarında sıkılıp bırakmıştım.. Başlarken çok güzeldi, ama keşke kitap ortaları o kadar uzatılmasaydı gerek yoktu. Yine de sonu ve başı, konusu çok iyiydi.
📚
Yaşadığımız çevre bizi her ne kadar etkiliyor olsada, o çevreye karşı duyarlı olmalıyız.Doğayı kirletmeden, hayvanlara zarar vermeden korumalıyız çevreyi. Mesela çiçek saksısında izmarit söndürmemeliyiz. Kitap aynı zamanda bir kapitalizm örneğiydi bence. Kalabalık bir şehir, birbirini görmeyen soğuk insanlar, çevrenin yok edilerek betonlaşmaya gidilmesi. Her yere avm yada dükkanlar açmak.. Sürekli alışveriş yapmak boş yere  ve yardıma ihtiyacı olanları görmemek. Mutlaka herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap kuşlarda gitti fakat yaşar Kemal 'İ ilk kez okuyacaklara bununla başlamalarını önermem.Daha sade ve daha kolay okunan tek kanatlı bir kuş yada yılanı ördürseler kitaplarıyla başlamanızı öneririm. Ama yaşar  kemalle mutlaka tanışın derim...
.
.
.
.

"O zamanlar insanlar, daha iyiydiler denemez, kim-bilir, ama daha başkaydılar. Belki de kuşları daha çok seviyordular. Belki de yürekleri yufka, daha acımayla, daha sevgiyle doluydular. Belki de doğaya daha yakındılar, kimbilir... Şimdiki insanlara vız geliyor kafeslerde küçücük kuşların ölmesi."

5/4 🌟 🌟 🌟 🌟

31 Aralık 2017 Pazar

Mırıldandıklarım / Murathan Mungan

Aralık ayında okuduğum 6.kitabım mırıldandıklarım isimli şiir kitabı oldu. İnsanın ruhunu dinlendiren, sıkmadan geçmişe götüren, etkileyici bir kitaptı. Her bir şiirini çok severek okudum. Hatta o kadar beğendim ki bazılarını 2-3 defa okuyup, Atını çizdiklerim, paylaştıklarım oldu.



📚
Murathan mungandan daha önce bir tanecik öykü kitabı okumuştum. Ayıp etmişim gerçekten. Mungandan önümüzdeki aylarda da bir şeyler okuyacağım kesin..
*
📚
Kitap bittikten sonra çok büyük bir boşluk hissediyorsunuz hayatınız da, çünkü siz de yalnızsanız bu gerçekle yüzleşiyorsunuz ama bir taraftan da başkalarının da aynı şeyleri yaşadığını ve aslında hiçte yalnız olmadığınızı düşündürüyor kitap size. O kadar anlamlı ve bir o kadar da doğru sözcükler kullanılmış ki ben bayıldım.

*
*
📚
Daha önce böyle bir şiir kitabı okumamıştım ve yazarın üslubunu, anlatımı çok sevdim. Sanki okumuyor da kitabı yaşıyorsunuz. Umutsuzluk var daha çok, sadece aşk'a karşı değil, hayata ve geçmişe karşı. Geçmişin o karanlık, dondurucu soğuğunu iliklerinize kadar yaşıyorsunuz. Tabi eğer geçmişinizde çok böyle zaman kaybı olduğunu düşündüğünüz kişiler varsa kitap daha bir güzelleşiyor. Peki ya siz başkalarının hayatındaki zaman kaybıysanız şuan, yada geçmişte. Yaşanmış olayları değiştirmek geçmişe gidip imkansızlıkları düşünmek bile sizi huzursuz edebilir. Ama şuan sizin elinizde, onu değiştirmek sizin eliniz de. Bir şiir okumamış, bir kedinin başını okşamamış, bir insanı sevmemiş gibi, bir hayatı harcamayın.Bir hayatı, bir olayı, birilerini görmezden gelmeyin. Her an, her saniye, insanlar için var insanlar için değerli çünkü.. Tavsiye ederim o zaman. Mutlaka okuyun 😉



.
O uzun mesafe
Geçilmiş yolları yoksaymadığımdan
Ne zaman geciksem bir kum saati
🍂
Mevsiminden mi bilmem, iklimden mi
Bir kez çıkılan yolculukta
Gerekmiyor körleşmenin çöl teorisi
🍂
Ey yanıma yolcu düşenler
Ey sesine çığlığıyla varanlar
Vardınız siz
O kadar ki artık bilemediniz
Eşiğinde miyim, içinde mi
Bunca zaman oldu bilemem
Önce mi sürgündüm, sonra mı yurttaş
Her ikilem anayurdum, anadilim kekeme
Varmak için yanılsamanın gerçeğine
Uzun bir yolculuktu, vardım
Sözlüğümün doğusuna düşüyor şimdi
O fildişi kule
Eşiğinde miyim, içinde mi
Hiçbir şey gelmiyor dilime
📚
#murathanmungan



.
.
.
5/5 🌟 🌟 🌟 🌟 🌟

16 Aralık 2017 Cumartesi

Martı -Jonathan Livingston


📚
Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!
📚






Merhaba Aralık ayının 5.kitap yorumuyla geldim. Bu ay ki okuma listem de olmayan bir kitaptı martı, ama çok merak ediyordum. Geçen hafta gittiğim bir sahafta karşıma çıktı ve aldım. Ertesi gün de dayanamayıp okudum. Sayfaların çoğu resimli olduğu için sizi sıkmayan akıcı ve bir çırpıda okunan bir kitap. Nasıl bittiğini bile anlamıyorsunuz ama harika cümleleri ve hayata dair ders verici yönü kesinlikle var bu kitabın. Başucu kitabınız olabilir. Daha sonrada açıp okumak isteyebilirsiniz..
📚
Kitabı çok açığa vurmadan birazcık konusundan bahsedeyim. Kitapta adından da anlaşılacağı üzere Martı jonathan 'ın hikayesi anlatılmış. Jonathan diğer martılardan çok farklıdır. Diğerleri sürekli yemek peşindeyken o, sevginin ve özgürlüğün peşinde yükseklere ulaşmanın peşindedir. Farklı olması diğerlerini sinirlendirince martı sürüsü onu dışlar. İnsanlar arasında da böyle değil midir. Başarılı olan kişiler çoğu zaman dışlanırlar.. Yada iyi olanlar diyelim..
Ben kitabı çok beğendim, çoğunuzun okuduğuna eminim, okumayanlar varsa tavsiye ederim. Kesinlikle okusunlar..
.


Uçmak, bir martının en doğal hakkıdır. Özgürlük ise, var oluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa, kaldırıp atmak gerek.
.
.

Bir yosun gibi anlam ve neşeden yoksun bir şekilde var olmaktansa, hiç olmamak daha iyiydi.


.
Oysa düşüncelerinize vurulan zinciri koparın,
o zaman bedeninizin de özgürlüğe kavuştuğunu göreceksiniz.

.
.
.

5/5 🌟 🌟 🌟 🌟 🌟

Düzenleme

back to top .